Yerel bir esnaf, birkaç masalı bir kafe ya da mahalle restoranı, büyük zincirlerin sahip olduğu pazarlama bütçesine veya teknik ekibe sahip değildir. Pazaryeri platformlarına bağımlı kalmak bu dengesizliği bazen daha da derinleştirir; komisyon oranı küçük işletme için de büyük işletme için de aynıdır, ama küçük işletmenin kâr marjı çok daha dardır.

Küçük Restoranın Karşılaştığı Gerçek

Sabit bir yüzde üzerinden alınan komisyon, düşük hacimli bir esnaf için orantısız bir yük oluşturur. Üstelik müşteri verisi platformda kaldığından, esnaf kendi müşterisine doğrudan ulaşamaz, sadakat programı kuramaz, tekrar sipariş oranını kendi başına büyütemez.

FoodDirekt'in Yaklaşımı

  • Sabit abonelik, değişken komisyon değil: İster günde 10 sipariş alın ister 500, ödediğiniz tutar aynı kalır — hacminiz büyüdükçe kazancınız da sizde kalır.
  • Kendi müşteri verisi: Sipariş geçmişi ve iletişim bilgisi restoranın kendisinde kalır; küçük bir işletme de zamanla kendi sadık müşteri tabanını oluşturabilir.
  • Teknik ekip gerektirmez: Panel, teknik bilgi gerektirmeden yönetilebilecek kadar basit tasarlanmıştır — büyük bir BT ekibiniz olmasa da kullanabilirsiniz.
  • Kendi markanız öne çıkar: Menünüz kendi web adresinizde, kendi adınızla yayınlanır; bir platformun bir satırı olarak kalmazsınız.

Neden Önemsiyoruz

FoodDirekt, Türkiye, İsveç ve Arnavutluk'ta büyük zincirler kadar tek şubeli esnafla da birlikte çalışıyor. Amacımız, dijitalleşmenin sadece büyük bütçeli işletmelerin ayrıcalığı olmaması; bir mahalle lokantasının da kendi sipariş sistemine, kendi verisine ve kendi ödeme hesabına sahip olabilmesi.

Sonuç

Yerel esnafın dijitalleşmesi, büyük platformlara bağımlılığı artırmak yerine azaltmalıdır. FoodDirekt bu fikirle kuruldu ve büyüklüğü ne olursa olsun her restorana aynı sabit, şeffaf modeli sunar.